CLAIREDEN in English translation

Examples of using Claireden in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Claireden en son ne zaman haber aldınız?
When was the last time you heard from Claire?
Claireden haber aldın mı?
Have you heard from Claire?
Üzgünüm, Claudia. Sana Claireden bahsetmediğim için üzgünüm.
I'm sorry, Claudia. I'm sorry I didn't tell you about Claire sooner.
Ve objenin enerjisini Claireden çıkarsak bile, bu enerji hala bir yerde yaşayacak.
And the artefact energy has still live somewhere, if you take it out of Claire.
Chris Briggsin Emily Claireden faydalandığı çok açık. Hiçbir mantıklı insan onun öğrenci olmasından şüphelenmez.
It's clear that, Chris Briggs, took advantage of Emily Claire in such a manner that no reasonable person would suspect that he was a student.
Claireden bize katılmasını istedim çünkü geçirmeye çalıştığı kanun tasarısını doğrudan etkiliyor.
I have asked Claire to join us today because this directly affects the legislation she's trying to get passed.
Ve objenin enerjisini Claireden çıkarsak bile, bu enerji hala bir yerde yaşayacak.
And the artefact energy has to live somewhere… so if you take it out of Claire.
Danielı mahvetme, şirketi ele geçirmek için Bradfordu Claireden boşanmaya ve seninle evlenmeye ikna etme planlarını da.
Not to mention your plot to destroy Daniel and convince Bradford to divorce Claire and marry you so you could take over.
benim evlatlık kızım Claireden başlayalım.
my adopted daughter, Claire.
Daha sonra bir gün Thomas gelip sorumluluk almaya hazır olmadığını ve Claireden ayrıldığını söylüyor.
Later, Thomas tells Claire he is leaving, saying that he is not ready for the responsibility of a child.
Samaritanin oyundaki amacini ve Claireden ne istedigini anlayana kadar kendinin ve Sameenin hayatini tehlikeye atmana izin veremem.
Until I can understand Samaritan's intent with the game and what it wants with Claire, I won't have you risking your life and Sameen's.
Alex, yaptığın şey yüzünden Michaele el sürerse, kardeşime çektirilen her acının on mislini Claireden çıkarırım.
Alex, if he lays a hand on Michael because of what you did, every hurt inflicted on my brother I will visit tenfold on Claire.
Babası Jack tarafından acil giriş kapısı olarak yerleştirilen… O da öfkesini besin zincirinde daha alt sıralarda yer alan Claireden;
That her loving father Jack had installed as an emergency entrance. who vented his frustration further down the food chain, on Claire who far too rarely managed to make use of the window.
Hayır, Gabrielin Claireye geri dönmesine yardım etmeyeceğim.
No, I'm not leading Gabriel back to Claire.
Claire, Clairem. O iyi mi?
Claire… my Claire, is she okay?
Claireye söyledin mi?
You told Claire?
Clairenin arkamdan ne çevirdiğine dair beni kör ettin.
You made me blind to what Claire was doing behind my back.
Claireye mümkün olan yollarla yardım etmek için.
To help Claire in any way possible.
Claireye söyle Whele Kulesini geri almak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım.
Tell Claire I'm willing to do whatever it takes to get back to Whele Tower.
Anlaşmanın sonunda Clairenin ona bakacağını nereden bileceğim?
How do I know Claire will keep her end of the deal?
Results: 57, Time: 0.0299

Top dictionary queries

Turkish - English