CLARKLA in English translation

Examples of using Clarkla in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Clarkla yalnız gitmek istiyorsun.
You want to be alone with clark.
Clarkla muhbiri arasındaki tek muhtemel bağlantı Stonedu.
Stone was the only possible link between Clark and his informant.
Clarkla seninle ilgili konuştum.
I talked to Clark about you.
Clarkla olan bağını veya geçmişini bilmiyorum Çok yazık.
I don't know much about your bond or history with Clark That's unfortunate.
Clarkla az önce konuştum.
I just spoke with Clark.
Ben Bruce ile gideceğim. John da Clarkla gidebilir.
I will go with Bruce, and John can go with Clark.
Bütün bunları Clarkla konuşmalısın.
You should talk to Clark about all of this.
Ah harika. Şimdi, Lois, o diğer şey hakkında, Clarkla.
Now, Lois, about that other thing, with Clark. oh, great.
Ah harika. Şimdi, Lois, o diğer şey hakkında, Clarkla.
Great. Now, Lois, about that other thing, with Clark.
Kevin Clarkla tanışın, 4 Haziran 2013 Salı, saat 14:12.
Meet Kevin Clark as he was on Tuesday, June 4, 2013, at 2:12 P. M.
Daha üstte bir odam var ama Clarkla ikimiz bu köşede takıImayı daha çok seviyoruz.
I got a room up top, but… me and Clark, we like our little corner here best of all.
Bizi ikna etmeye çalışmak yerine Vali Wallace ve Şerif Clarkla konuşarak barışçıl bir protesto için şiddet yanlısı olmamalarını tavsiye edebilir misiniz?
Might I suggest that you speak with Governor Wallace and Sheriff Clark and urge them against violence instead of trying to persuade us not to have a peaceful protest?
Bizi ikna etmeye çalışmak yerine Vali Wallace ve Şerif Clarkla konuşarak… barışçıl bir protesto için şiddet yanlısı olmamalarını tavsiye edebilir misiniz?
Instead of trying to persuade us not to have a peaceful protest? and Sheriff Clark and urge them against violence Might I suggest that you speak with Governor Wallace?
Clarkla Londradaki oyuncu arkadaşı,
Rumors linking Clark to his London co-star,
Clarkla Londradaki oyuncu arkadaşı,
Have been brewing for some time. Rumors linking Clark to his London co-star,
Clarkla Londradaki oyuncu arkadaşı,
The lovely newcomer Louise Pickering, Rumors linking Clark to his London co-star,
Clarkla Londradaki oyuncu arkadaşı, güzel yıldız adayı… Louise Pickering arasında bir şeyler olduğu dedikodusu bir süredir var.
Have been brewing for some time. the lovely newcomer Louise Pickering, Rumors linking Clark to his London co-star.
Tamam, Amerikaya gittiğin zaman Eyalet Departmanından Karen Clarkla konuş, tamam mı?
Right, OK, well, when you go to America, talk to Karen Clark at the State Department, yeah?
oda alanına izole edilecek. Ne Gordon Clarkla ne de onun ters mühendislik işiyle bir irtibatı olacak.
be completely isolated in a clean room environment, she will have no contact with Gordon Clark or his reverse-engineering work.
Joy, Melanie. Sizi benim…--… benim ilk kocam Clarkla tanıştırayım.
Joy, Melanie, I want you to meet my-- my first ex-husband, Clark.
Results: 115, Time: 0.0289

Top dictionary queries

Turkish - English