CLARKSON in English translation

Examples of using Clarkson in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sen Clarksonla buluştun mu?
You get the meeting with Clarkson?
Binbaşı Clarksona rapor vereceğim ama kimseyi işe alacağını sanmıyorum.
I will report to Major Clarkson, but he won't be taking anyone on.
Dr. Clarksonu aramamızı ister misin?
Would you like us to call Dr Clarkson?
Doktor Clarksondan değil.
It wasn't Doctor Clarkson.
Dr. Clarksona bir mektup yazıp akşam yemeğinden önce göndermem gerek.
I must write to Dr Clarkson and have it sent down before dinner.
Dr. Clarksonun size söyleyecek bir şeyi var. Belki biraz görüşünüzü değiştirir.
Dr Clarkson has something to tell you which may alter your view a little.
Bono ve Kelly Clarksonla kırmızı halıda çekilmiş bir fotoğraf buldum.
I was able to find a red carpet picture of her standing next to Bono and Kelly Clarkson.
Leydim?- Doktor Clarksona hain dediğin doğru mu?
M'lady? Is it true you called Dr. Clarkson a traitor?
Doktor Clarksona hain dediğin doğru mu? Leydim?
M'lady? Is it true you called Dr. Clarkson a traitor?
Dr. Clarksona söyleyebilirim.
I could tell Dr. Clarkson.
Acaba bana Clarksonu kim tanıştırdı?
Who introduced me to Clarkson?
Drew Clarksonla röportajım vardı.
I have an interview with Drew Clarkson.
Her zaman Binbaşı Clarksondan sana katılmasını isteyebilirsin.
You could always ask Major Clarkson to join you.
Binbaşı Clarksona rapor vereceğim ama kimseyi işe alacağını sanmıyorum.
But he won't be taking anyone on. I will report to Major Clarkson.
Bu yüzden Clarksonu görmeye gittim.
That's why I went to go see Clarkson.
Clarksona dersini vermek için en yakın havaalanına gitmeye karar verdim.
I decided to abandon my tour and head for the nearest airfield… to teach Clarkson a lesson.
Maalesef, oyun zamanımız kesildi Clarksondan endişe verici bir çağrı yaparak.
Sadly, our playtime was then interrupted by a worrying call from Clarkson.
Doktor Clarksondan değil.
It wasn't Dr. Clarkson.
Spratt… Dr. Clarksona kek verir misin?
Spratt? Offer Dr. Clarkson some cake?
Thomas Clarksonun konuşmasını dinlemek için yağmurda tam 48 km yol kat ettim.
And I travelled 30 miles in the rain to hear Thomas Clarkson speak.
Results: 371, Time: 0.024

Top dictionary queries

Turkish - English