Examples of using Clegg in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Clegg. Sen ve salak çocukların bir daha sorun çıkartırsanız sizi demirle dövdürtürüm!
Clegg, Shanlynin altını kasalara yükleyip St. Catharinese giden Elvira May adlı bir gemiyle yola çıkardığını söyledi.
Bununla birlikte ateistlerin kamu görevi yapmasına karşı sınırlama yoktur- İngiltere Başbakan Yardımcısı Nick Clegg ateisttir.
Toksin raporuna göre Clegg DMT içeren bir uyuşturucu kokteyli nedeniyle aşırı dozdan öldü.
Waters, şarkı yazarlığını geliştirmeye başladı ve'' Set the Controls for the Heart of the Sun'','' Let There Be More Light'' ve'' Corporal Clegg'' şarkılarını besteledi.
Nick Clegge yapmayı tercih ederim.
Ajan Cleggi gördün mü?
Bir tek Cleggin sabıkası varmış.
Cleggin restorandan ne sipariş ettiğini sormuştu.
Bay Cleggin bu kaza sonucunda öldüğünü düşünmüyorum.
Cleggin gizemli beyne nasıl ulaştığını açıklıyor.
Onu Tasty Timeda Cleggle beyin takası yaparken de yakalamıştık.
Eller ve Cleggin bir tür iş görüşmesi yaptıklarını biliyoruz.
O birisi Danny Cleggdi, o da aşırı dozdan öldü.
Hatta ben Cleggin bunu eğlence amaçlı kullandığını da düşünüyorum.
Ve bu da Danny Clegge benziyor.
Belki Dempsey topunu Clegge vermiştir.
Cardinal ya da Cleggde cevap vermiyor.
Bilhassa Clegge.
Cleggin spor çantasında, levyesinde, morgda.