Examples of using Cliffi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Cliffte hepsinden bir parça ve daha fazlası vardı. Hayır.
Er Cliffe kamyonetini kullanması için izin verdin mi?
Bununla Cliffe vuran her kimse, Cliff de ona bir çakmış olmalı.
Beyler! Beyler, Cliffle Cydney için video çekiyoruz!
Beyler! Beyler, Cliffle Cydney için video çekiyoruz.
Er Cliffe kamyonetini kullanması için izin verdin mi?
Beyler, Cliffle Cydney için video çekiyoruz.
Beyler! Beyler, Cliffle Cydney için video çekiyoruz.
Beyler! Beyler, Cliffle Cydney için video çekiyoruz.
Cliffe o şeyi satın almaması için yalvardım,
Özet olarak, bir fahişe olduğumu ve Clifften uzak durmamı söylüyordu.
Madem öyle belki de Cliffle sen takılmalısın.
Arayan Cliffti.
Bize yardım ediyorsun ve Cliffe yardım ediyorsun.
Bu yüzden Red Cliffte kamp yaptınız.
Joanie, seni kocam Cliffle tanıştırayım.
InDivX Altyazı Takımı Beyler! Beyler, Cliffle Cydney için video çekiyoruz.
O kadar çok konuşurduk ki. Cliffle buraya gelmeyi.
Bir şey yakalamış olabiliriz. Cliffti.
Saddam osurduğunda öyle yemeğinde neli kebap yediğini söyleyen adam Cliffti.