Examples of using Collinse in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Collinsler her daim cenaze levazıtmaçılığı yapmışlardır.
Dex Collinsten bahsedelim.
Bayan Collinsten haber yok mu?
Fort Collinsteki kıl fuarı.
Floyd Collinsten fazlası.
Ve Tom Collinste bir içki.
Jane, Bay Collinsle senden beni hoş karşılamanızı beklemiyorum.
Redmondın Harper Collinsle bugün kaçta buluşacağını öğrenebilir misin?
Bayan Collinsten pek hoşlanmıyor gibisiniz?
Norman Phil Collinsten nefret ediyor. Oraya asla bakmayacak.
Bay Collinsten daha güvenilir olduğunu kanıtlayacağına inanıyorum.
Haber ekipleri Collinslerin önünden ayrılıyor.
Stephen Collinsle konuşamam. Şu gerekiyor.
Fort Collinsten kaçma yolu mu arıyordun?
Bu ev Collinslerin kanıyla kurulduysa… o kanın içinde yüzelim!
Collinslerin bir katile… yataklık ettiğini kanıtlamaya zamanın yok mu?
Adı Barnabas Collinsti. Barnabas.
Adı Barnabas Collinsti. Barnabas.
Sara Collinsİn tıbbi kayıtlarını istiyorum; en kısa zamanda.
Collinsler var mı?