CONNER in English translation

connor
conner
conor
conner
eksi
düzenbaz
dolandırıcılık
üçkağıtçı
dümeni
mahkum
hilekar
sahtekar
numarasını
bir mahkuma

Examples of using Conner in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Cevap ver bana conner!
Answer me, canner!
Sana bahsettiğim çocuk. Bu Conner.
This is Connor, the kid I told you about.
Adı var. Adı da Conner.
He has a name. His name is Conner.
Adı var. Adı da Conner.
His name is Conner. He has a name.
Bunlara… Conner.
two body parts, and they're called.
Ve sonra Thomas ve Conner çocukluk komşularım,
And then Thomas and Conner, my childhood neighbors,
Ciddiyim. Neden Sarah Conner ve Kyle Reese peşlerinde Terminatör varken birlikte olsun ki?
I mean, seriously, why would Sarah Connor and Kyle Reese sleep together if they have the Terminator chasing after them?
Bay Conner, geldiğiniz için teşekkür etmeyeceğim,
Mr. Conner, I won't thank you for coming because,
Ya ben? Conner ve Katyi almak zorundayım, ve bugün büyük kızınla uğraşmak zorundayım.
I have to pick up Connor and Katy and I have dealt with your older daughter.
Üç kez Oscar kazanan ve altı kez Emmy kazanan May Conner… Bu gece 11: 00da sahnede ölümcül bir kalp krizi geçirdi Edison Balo Salonundan.
Three-time Oscar winner and six-time Emmy winner, May Conner suffered a fatal heart attack on stage at 11:00 tonight at the Edison Ballroom.
Üzgünüm ama Dr. Conner ameliyata çağrıldı ve günün sonuna kadar müsait olmayacak.
I'm sorry, but Dr. Connor has been called into surgery and he won't be available till the end of the day.
Ama Conner geldiği zaman su kaynağını yolundan saptırmaya
But when Conner here… started diverting the water supply…
Kevin Conner yakın zamanda hapisten çıktı
Kevin Connor was recently released from prison,
Conner, şu anda yaptığın şey çok güzel ama seni ciddiye almak çok zor
Conner, just… Like, I love that you're doing this right now, but it's really hard
Sekiz bacağı. Conner. Sekiz bacak ve iki vücut parçası vardır, bunlara?
Eight legs and two body parts, and they're called… Eight legs. Conner, what are you doing?
Pekala, şimdi yapacağımız şey, Conner, çok yavaşça, ağır hareketlerle bisikletinden inmeni istiyorum.
Okay, now here's what we're going to do next, Conner Very slowly… in slow motion I want you to get off your bike.
Conner, bu paketi sana veren adamın senin üzerinde bir şey bırakıp bırakmadığını anlamamız için saçını tarayacağım, tamam mı?
Conner, I'm going to comb your hair to see if the man who gave you the package left anything on you, okay?
Bu iki koltuklu spor otomobilin üretimine 1991 yılında New Mack fabrikasında başlandı ve bugünkü üretimi Ekim 1995te Conner Avenue fabrikasına taşındı.
Production of the two-seat sports car began at New Mack Assembly Plant in 1991 and moved to Conner Avenue Assembly Plant in October 1995.
Bir çocuk otobüs durağına doğru yürürken,… kayıp çocuğumuz Conner Flintin içinde bulunduğu… bir aracın hızla gittiğini görmüş.
With our boy Conner Flint in it. and he saw a vehicle peeling out Another kid was walking to the bus stop.
Bir çocuk otobüs durağına doğru yürürken,… kayıp çocuğumuz Conner Flintin içinde bulunduğu… bir aracın hızla gittiğini görmüş.
Another kid was walking to the bus stop, with our boy Conner Flint in it. and he saw a vehicle peeling out.
Results: 494, Time: 0.0308

Top dictionary queries

Turkish - English