CONRADA in English translation

Examples of using Conrada in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Görünüşe göre, hükümet Conrada karşı bir dava açana kadar Victoriayı gizli tutuyor… yani o böyle diyor.
Apparently, the government is keeping Victoria hidden until they can build a case against Conrad, or so she says.
Ilk kez biraraya geldiğimizi anlatıyordum. Az önce Matmazel Conrada dün 25 yılda.
I was just telling Miss Conrad that yesterday was the first time we would met in 25 years.
Lev Nikolayevichin sağlık durumuyla ilgilenenler arasında… Henry Jamesten Joseph Conrada kadar birçok insan var.
Concern for Lev Nikolayevich's health has been expressed… by people as diverse as Mr. Henry James… and Mr. Joseph Conrad.
Seçimlere bir hafta var. Hâlâ elimde Conrada Amandaya yaptıklarını itiraf ettirecek bir üstünlük yok.
I still don't have enough leverage to get Conrad to confess to what he did to Amanda.
Ben sadece kampanyayı korumaya çalışıyorum Conrada sizden daha garanti bir şekilde ulaşabilecek kimse yok.
I'm just trying to protect the campaign, and no one has a better chance of getting through to Conrad than you.
Yirmi yıl önce bilgisayarını çalıp suçu üstüne atabilmesi için Conrada verdim.
Years ago, I stole your computer, and I gave it to Conrad so he could frame you.
Margaux onu başından savınca çok geçmeden Lydia Conrada sürünerek dönecektir.
But once Margaux's dispensed with her, it won't be long until Lydia's crawling back to Conrad.
Bu sabah Conrada ilk hamileliğini sonlandırdığını kanıtlayan belgeler verdi
She gave Conrad documents this morning that prove she terminated her first pregnancy,
HUDun sekreteri Alphonso Jacksona, ve Finans Komisyonundan Senatör Conrada ayarlamalar yaptım.
head of Fannie Mae, Alphonso Jackson the secretary of HUD… Senator Conrad from the Finance Committee.
İnan bana, seninle veya Conradla yeniden görüşmek gibi bir niyetim yok.
Trust me, I had no intention of ever seeing you or Conrad again.
Bay Conraddan mı bahsediyorsun, Travis?
Are you talking about Mr. Conrad, Travis?
Fotoğrafçı olan Conradla Hint restoranında tanıştınız.
Conrad, the photographer, who you met at the Indian restaurant.
Conraddan haberler var.
Conrad has news.
Conraddan insanları öldürmesini mi istedin?
You watched Conrad kill people?
Andy, Conradla nasıl tanıştı?
How did Andy and Conrad meet?
Ama Morse, Conraddan önce gelerek Charlieyi gölden çıkarma şansı elde etti.
Only Morse arrived before Conrad had the chance to drag Charlie out of the water.
Conradların evi gibi kokuyor.
It smells like the Conrad residence.
Ve Conradların evi gibi aşırı sıcak.
And it's definitely overheated, like the Conrad residence.
Ama Conradların evi gibi gelmiyor kulağa.
But it doesn't sound like the Conrad residence.
Bakın, Hilton Conradı biraz tanıma fırsatım oldu.
Look, I have gotten to know Conrad Hilton a little bit.
Results: 48, Time: 0.0259

Top dictionary queries

Turkish - English