CORNELLDE in English translation

Examples of using Cornellde in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ailemi, kültürümü… Cornellde yüksek lisans yapmış… en sevdiği meyve,
A vegetarian with a master's degree from Cornell, You're insulting my family, my culture, and my future bride,
Ailemi, kültürümü… Cornellde yüksek lisans yapmış… en sevdiği meyve, ananas olan vejeteryan, müstakbel gelinim… Anuyu da aşağılıyorsun.
Whose favorite fruit is pineapple! You're insulting my family, my culture, and my future bride, Anu, a vegetarian with a master's degree from Cornell.
Tamam mı? Ailemi, kültürümü… Cornellde yüksek lisans yapmış… en sevdiği meyve, ananas olan vejeteryan, müstakbel gelinim… Anuyu da aşağılıyorsun?
Whose favorite fruit is pineapple. You're insulting my family, my culture a vegetarian with a master's degree from Cornell and my future bride, Anu, Okay?
Tamam mı? Ailemi, kültürümü… Cornellde yüksek lisans yapmış… en sevdiği meyve, ananas olan vejeteryan, müstakbel gelinim… Anuyu da aşağılıyorsun.
Whose favorite fruit is pineapple. and my future bride, Anu, Okay? a vegetarian with a master"s degree from Cornell You"re insulting my family, my culture.
Tamam mı? Ailemi, kültürümü… Cornellde yüksek lisans yapmış… en sevdiği meyve,
A vegetarian with a master"s degree from Cornell and my future bride, Anu, whose favorite fruit is pineapple.
bu işi neticelendirir, belki Cornellde kuş bilimleri alanında bir doktora yapabilirdim.
if I was bright enough, maybe getting a Ph.D. from Cornell in ornithology.
Cornelldeki yüksek lisansı yeni bitti.
Just got his masters from Cornell.
Çünkü Cornellden ayrılmak üzeresiniz.
Because you're about to leave Cornell.
Bir keresinde Cornellden bir kaç çocukla çıkmıştım.
I once dated a couple guys from Cornell.
Cornellden birisinin seninle çıkacağını hiç zannetmiyorum.
I seriously doubt that anyone from Cornell dated you.
Cornelle tüm dikkatini bile veremiyorsun.
You can't even give Cornell your full attention.
Cornellin peşinden yavru köpek gibi dolaşanlardan mıydın?
Are you one of those that used to follow Cornell around like a puppy?
Öğlen gibi Cornelli arayıp konuşmamız gerektiğini söyledim.
Around noon, I called Cornell and told him that we needed to talk.
Duştan sonra Cornelli görmeye çıktım.
After I showered, I came out to see Cornell.
Cornelle olanlar için üzgünüm.
Sorry to hear about Cornell.
Cornelli ve Damon Booneu Diamondback öldürdü.
Diamondback killed Cornell and Damon Boone.
Tek bildiğim, Cornellin korktuğu ve bu işten kurtulmak istediği.
I just know that Cornell was scared and he wanted out.
Cornelli öldüren adam elinde Diamondback, gözaltında Priscilla.
You have the man who killed Cornell, Diamondback, in custody, Priscilla.
Cornelli aramamı istedi.
He wanted this Cornell call.
Savaşın ardından Bacher, Cornelldeki Nükleer çalışmalar laboratuvarına yönetici seçildi.
After the war, Bacher became director of the Laboratory of Nuclear Studies at Cornell.
Results: 60, Time: 0.0234

Top dictionary queries

Turkish - English