Examples of using Corrie in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Benim hayatımı, Kevini ve Corrieyi kurtarıyordum.
Corrieler Maguire klanının bir koludur-
Size Rachel Corrieden bahsetmek istiyorum İsrail tanklarının önünde'' İşgali durdurun'' demek için durduğunda henüz genç bir kızdı.
Robert Spencer, Corrieyi çocukların gözü önünde bayrak yakarak Amerikaya karşı oluşan nefreti körüklediğini belirterek eleştirmiştir.
Ne zaman bir sorunum olsa, gidip Corrieye anlatırdım. O da bir şekilde sorunumu hep çözerdi.
Sigorta yöneticisi olan Craig Corrie ve Cindy Corrienin en küçük evladıdır.
Sadece hastanede olduğunu sandık ama sonra Corrieyi Chicagodaki annesi aradı.
Biliyorsun, Corrie.
Corrie kardeşim gibi.
Beni Corrie yatırdı.
Corrie, şunu izle.
Corrie, haydi!
Ben olmeyecegim, Corrie.
Ben olmeyecegim, Corrie.
Lucius bu Bayan Corrie.
Biz- biliyorsun, Corrie.
Corrie. Bu olmamış.
Bu ben değilim Corrie.
Iyi uykular, Corrie.
Bir plan olmali, Corrie.