COSMOPOLITAN in English translation

cosmopolitan
kozmopolit
cosmo
kozmo
cosmopolitan
dergiye
bir kozmo

Examples of using Cosmopolitan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
New Yorka geldi, karar verdi ve bir anda… Cosmopolitan dergisine iş başvurusunda bulundu.
She applied for a job at Cosmopolitan magazine. She came to New York, she envisioned it, and just like that.
karar verdi ve bir anda Cosmopolitan dergisine iş başvurusunda bulundu.
she envisioned it, and just like that… she applied for a job at Cosmopolitan magazine.
Gülşen, 2014 Cosmopolitan röportajından 3 Eylül 2014te,
From Gülşen's interview with Cosmopolitan, 2014 On 3 September 2014,
Blue Melody ya da“ Needle on a Scratchy Phonograph Record Amerikalı yazar J. D. Salingerın ilk kez Cosmopolitan dergisinin Eylül 1948de yayımlanan sayısında çıkan öyküsüdür.
Blue Melody" is a short story by J. D. Salinger, first published in the September 1948 issue of Cosmopolitan.
Sonra Rina Sanderson tarafından saat birde VIP odasına iki cosmopolitan için imzalanmış bu kredi kartı belgesini buldum.
Then I find this credit card receipt signed by Rina Sanderson… for two cosmopolitans 1:00 a.m. in the VIP room that night.
Te yayınlanan bu kitap, Cosmopolitan( ve diğer'' kadın'' dergileri)
Published in 1983, it was a semi-satirical take on Cosmopolitan(and other"women's" magazines) and their"how to pleaseon her weekly Village Voice Columns alternating"Dear Problem Lady" and"Tongue in Chic.">
Cosmopolitandan ödev mi verdiler?
They're assigning Cosmopolitan as homework?
Bir süre önce Cosmopolitanda okudum. O erkekler gittikçe daha da yumuşuyorlar.
Some time ago, in Cosmopolitan I read that men are becoming more impotent.
Şey gibi… Sana annemin Cosmopolitanını vereyim ben.
It's like… I'm just gonna lend you my mom's Cosmo.
Evet Bay Ryder, Otel Cosmopolitanda üst kat hizmetçisi.
Yes, Mr. Ryder, upper attendant at the Hotel Cosmopolitan.
Hayır ödev olarak bunu verdiler. Cosmopolitandan ödev mi verdiler?
Homework. They're assigning Cosmopolitan as homework?
Bu gece Cosmopolitana gidecek.
She's going to Cosmopolitan tonight.
Hayır ödev olarak bunu verdiler. Cosmopolitandan ödev mi verdiler?
They're assigning Cosmopolitan as homework? Homework?
Cosmopolitanın önünde seni yakalayan iki tane aynasız gördüm.
I saw two plainclothes coppers pick you up outside the Cosmopolitan.
İşi Cosmopolitandan başarılı bir şekilde yöneten o.
He's running the business from the Cosmopolitan.
Annabelleyi, senin yaşındayken Cosmopolitanın arka sayfasında seks tüyoları yazdığı zamandan beri tanırım.
I have known Annabelle since she was writing sex tips for Cosmopolitan back when I was your age.
Annabelleyi, senin yaşındayken… Cosmopolitanın arka sayfasında seks tüyoları yazdığı zamandan beri tanırım.
Since she was writing sex tips for Cosmopolitan I have known Annabelle back when I was your age.
Cosmopolitan biraz çarptı.
I'm feeling this Cosmopolitan a bit.
Cosmopolitan Otel hırsızı, mavi yakut.
The Hotel Cosmopolitan robbery, the blue carbuncle.
Cosmopolitan, uluslararası bir kadın dergisi.
Cosmopolitan is an international fashion magazine for women.
Results: 99, Time: 0.0353

Cosmopolitan in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English