Examples of using Creeki in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Cold Creekteki bir terminalden bineceksin.
Parlamento üyesi niye Rock Creekte koşuyormuş? Bayan Başbakan.
Hamptonın yeri, Beaver Creekin var. Şehir apartmanın.
Hamptonın yeri, Beaver Creekin var. Şehir apartmanın.
Newtown Creekte, Bryne Memorial… köprüsünün kenarında durmuşlar.
Güven bana. Creekin bu gece yaptığı bir çok şey mantıklı değildi.
Gibbs babasını Church Creekteki güvenli eve götürüyor.
Woolams Creekteki matbaacıya bir ilan teslim edebilirsin belki.
Biz de yakında Woolams Creekte oluruz. Gel Rollo.
Yakında Woolams Creekte olacağız. Gel Rollo.
Woolams Creekten yenisini alıp müstakbel kiracılarda iyi bir izlenim bırakmalısın.
Woolams Creekteki matbaacıya bir ilan teslim edebilirsin belki.
Bir süre önce Hamas-Little Creekle ilgili verdiğim ipucu hakkındaydı.
Rocky Creekliler, Diz Harrisonı hatırlıyor musunuz?
Miles, babasının Culver Creekteki efsanesi hakkında tüm hikayeleri duydu.
Dawsons Creekteymişim gibi hissediyorum.
Silver Creekin polis müdürü veya şerifiyle görüşebilir miyim?
Bana Wolf Creekteki Burnslerin evini bağlar mısınız?
Bana Wolf Creekteki Burnslerin evini bağlar mısınız?
Oak Creekteki tünellerde bağırdığını duydum.
