Examples of using Crossu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Christopher Crossa, Altın Küre Oscar
Aynı saatlerde Kings Crossta oluruz belki. Kapışmaya var mısın?
Aaron Crossmuş. Sinyali çözümlemişler.
Aaron Crossmuş. Hay anasını!
Hemen uygun grup ve crosstan iki ünite kan hazırlatın.
Biliyor musun, Holy Crossa giden herkes zengin değil.
Kings Crossta senin ne işin vardı?
Belki de daha önce Weeping Crossta inmiştir. Bilirsin, düşünerek.
Belki de daha önce Weeping Crossta inmiştir. Bilirsin, düşünerek.
Bunu yapmak için de Kings Crossa giden gece trenini yakalamanız gerek.
Crossla bulusmaya geç kaldim.
Kayitlari gördün ve Crossun neler yapabilecegini biliyorsun.
Kayıtları gördün ve Crossun neler yapabileceğini biliyorsun.
Brent Crosstaki kayıkhane.
King Crossta bir saat bekledim, Luv.
Hâlâ Crossun geri geleceğini mi düşünüyorsun?
Ben Holy Crossa burs almaya çalışacağım. O yüzden.
Biz Mission Crosstayız. Tanrım.
Mission Crossta gasp çağrısı aldık, eşine saldıran adam olabilir.
Biz Mission Crosstayız. Tanrım.
