Examples of using Curtisin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Curtisin ne yaptığını söyleyebilecek tek kişi, Curtistir. Bak.
Frank Curtisin karısı, kocasının ölümünden çok fazla kazanacakmış gibi duruyor.
Franklin Curtisin Doğal Güneş Marketlerinden birinde kasiyermiş.
Frank Curtisin karısı, kocasının ölümünden çok fazla kazanırdı.
Curtisin evine giden yol bu.
Sen beni tanımazsın ama ben Curtisin arkadaşıyım.
Ehliyeti kopyalamış, faturaları ve Curtisin doğum sertifikasının kopyasını çalmış.
Üç yıl önce Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği Curtisin davasını temyize götürdü.
Ne yapıyorsun? O Curtisin dolabı.
Arkada oturuyorum. Curtisin komşusuyum.
Merhaba, ben Ann Curtis, Bayan Curtisin torunu.
Bulduğumuz videonun sonunda gerçekten korkmuş görünüyordu, ve Curtisin bunu rol yapacak kadar iyi aktör olduğunu sanmıyorum.
Sana Curtisin masum olma ihtimalini söyledi
Söz Dr. Curtisin üstünde bıraktığı etkiden söz açılmışken… umarım senin bebeğin ismi konusunda zorlamıyordur. Anlaşıldı.
O mahalledeki çocukların hepsi Curtisin hastanede çalışarak bir senede kazandığı parayı 15 günde bir kazanıyor.
Felicity ve Curtisin algoritması… sabit bir fotoğrafta harikalar yaratır ama burada 24 fps bir video söz konusu.- Gerektiği kadar.
Felicity ve Curtisin algoritması… sabit bir fotoğrafta harikalar yaratır ama burada 24 fps bir video söz konusu.- Gerektiği kadar.
Felicity ve Curtisin algoritması… sabit bir fotoğrafta harikalar yaratır ama burada 24 fps bir video söz konusu.- Gerektiği kadar.
Felicity ve Curtisin algoritması… sabit bir fotoğrafta harikalar yaratır ama burada 24 fps bir video söz konusu.- Gerektiği kadar.
Felicity ve Curtisin algoritması… sabit bir fotoğrafta harikalar yaratır ama burada 24 fps bir video söz konusu.- Gerektiği kadar.