DAKIK in English translation

punctual
dakik
zamanında
on time
zamanında
vaktinde
zaman
vaktimiz
dakik
zamanlama
saatinde
prompt
hızlı
dakik
çabuk
teşvik
yol
harekete

Examples of using Dakik in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Güzel, Bay Vargas dakik olunmasını sever.
Good. Mr. Vargas likes punctuality.
Dakik ol, duydun mu beni?
Be on time, you hear me?
Staki arkadaşların pek dakik değilmiş.
Your A.R.G.U.S. friends aren't very prompt.
Güzel, Bay Vargus dakik olunmasını sever.
Good. Mr. Vargas likes punctuality.
Tek önemli olan Mulliganın dakik olması.
All that matters is Mulligan being on time.
Aslında çok garip. Genelde çok dakik insanlardır.
It… it really is strange-- they're generally very prompt people.
Aferin Teresa. Emirlerimi yerine getirmen ve dakik olman çok hoşuma gitti.
I like order and punctuality. That's good, Teresa.
Hayatımda bu kadar dakik olmadım.
I have never been this on time in my life.
Nihayet buradasın, Bay dakik!
You finally got here. Mr. Prompt.
Sadece, biliyorsun çok dakik birisiyim ben.
It's just, you know me and punctuality.
Merak ediyorum da biraz daha dakik olabilir misin?
I just wondered if you could be a little more on time.
Nihayet buradasın, Bay dakik!
Mr. Prompt. You finally got here!
Tam zamanında, Bay Dakik.
Right on time, Mr. Punctuality.
Hayatımda bu kadar dakik olmadım.
Never been this on time in my life.
Her zaman dakik.
Always prompt.
Aslında, eskiden Bay Dakik benim takma ismimdi.
Actually, that used to be my nickname, Mr. Punctuality.
Jethro.- Dakik olmak.
Being on time.
Birincisi ne?- Dakik olmak.
And the first? Being on time.
O günlerde ben hep dakik olmuşumdur.
In those days, I was always on time.
Tom hiç dakik olmadı.
Tom has never been on time.
Results: 347, Time: 0.0365

Top dictionary queries

Turkish - English