DALKAVUK in English translation

sycophant
dalkavuk
lackey
uşak
yalakası
dalkavuğu
creep
sürüngen
pislik
ucube
sapık
herif
gıcık
serseri
yaltakçı
dalkavuğun
sürünme
henchman
yardımcısı
uşağı
yardakçı
dalkavuğudur
adam
yandaşı
sağ kolum
hizmetkârıyım
flunky
dalkavuğu
uşağı
piyon
yağcısı
obsequious
yağcı
yaltakçı
i̇taatkâr
dalkavuk
flatteries
övgü
pohpohlama
yağcılık
dalkavukluk
iltifat
yalakalık
komplimanlar
am flattered

Examples of using Dalkavuk in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
O düzenbaz, dalkavuk cahilden mi?
That impostor? That toadying ignoramus?
Kardeşlerin dalkavuk olabilir ama en azından birer adamlar.
Your brothers may be lackeys, but…- at least they're men.
O dalkavuk ifadesini görmek için sabırsızlanıyorum.
Just can't wait to see his sycophantic expression.
Doktor falan değil, dalkavuk onlar.
They're not doctors, they're flunkies.
Kral leo haberci ve dalkavuk.
King Leo Messenger and jester.
Seni dalkavuk.
You crawl.
Sadece paramın peşinde olan… bir avuç dalkavuk isteseydim ailemle olurdum.
Who were only after my money, if i wanted a bunch of sycophants.
Seni sinik. Seni dalkavuk.
You crawl. You cringe.
Ve imparatorluklar için çalışan dalkavuk ispiyonculara.
We're all against empires and the boot-licking rats who work for them.
Kim bu dalkavuk?
Who's the creep?
Yap şunu Ajan Dalkavuk.
Do it, Agent Dickweed.
Oku bak dalkavuk.
Look, chamcha, read.
Bu mevkiye gelmiştir. Dalkavuk Bormann acımasız manipülasyon
The sycophant Bormann had risen to power by ruthless manipulation
Planımız mükemmel ilerliyor… 1 küçük hata dışında. Dalkavuk Mustafa tarafından teknik bir hata yapıldı.
Everything's gone perfectly to plan… except for one small flaw-- due to a technical error by my henchman Mustafa… complications arose in the unfreezing process.
Hayatım, inanıyorum sana, dalkavuk, görüyorum seni, görüyorum senin gibi bir yalancıyı.
My life, believing you, flatterer, seeing you, seeing you such a liar.
Şimdi de birkaç dalkavuk ebeveyn daha duymadıkları bir konuya sinirlenmişler!
And not just brown-nose a few parents who're upset about something they haven't even heard!
Bu Estee, nam-ı diğer benim asil gözetmenim ama ben ona kısaca'' dalkavuk'' diyorum.
This is Estee, A.K.A., my royal minder, but I have just been calling her"Creeper" for short.
Yalakalardan nefret ederim, sadece paramın peşinde olan bir avuç dalkavuk isteseydim ailemle olurdum.
I hate asskissers. If I wanted a bunch of sycophants who are only after my money, I could just hang out with my family.
Nam-ı diğer benim asil gözetmenim ama ben ona kısaca'' Dalkavuk'' diyorum.
My royal minder, but I have just been calling her"Creeper" for short.
Kendini itaatkarlarla çevreletmeye çalışacaktır, parasal baskıyla… sıkıştırılan veya dalkavuk taraftarları olsa bile.
Who are trapped by financial constraints. who are subservient, either sycophantic followers or people He will attempt to surround himself with people.
Results: 63, Time: 0.0389

Top dictionary queries

Turkish - English