Examples of using Davidson in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Walter Davidsonun senin devrimsel zamazingonla kasabada uçtuğunu gördüm.
Davidsona 750 bin dolar ver.
Davidsona 750, Perryyi beklet.
Sonra babam Davidsonun yarısına kazık attı.
Senatör Davidsonla tanışmanı istiyorum.
Davidsonun tutuklanmadan önce bir saklama yeri bulabilecek kadar zamanı olmadı.
Davidsonların arka sokağında.- Ama anahtarlar yok bende.
Harley ve Davidsonu onunla beraber garaja sokmalıydım.
Evet! Sizi Senatör Davidsonla tanıştırmak istiyorum. Evet!
Evet. Senatör Davidsonla tanışmanı istiyorum. Evet!
Bayan Davidsona giren çıkan neydi acaba?
John Davidsonla yarım saattir konuşuyorsun.
Dedektif Davidsonu mu bekliyorsunuz?
Davidsonu kurtarmakla meşguldüm.
Evet, ama artık Davidsonun bunun anahtarı olduğunu biliyorlar.
Tamam, Reece Davidsonu istiyorsun, benim görevim de onu korumak.
Davidsonu kurtarmak için ne yapmam gerekiyor?
Davidsonun bebeği.
Hayır ahbap, bir Harley Davidsondu.
Smitty, Davidsonu getirin.