Examples of using Davise in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sen Aaron Davissin, değil mi?
UC Davisteki arkadaşın ne diyor?
Cadde ve Daviste ödemeli bir telefondan aramış.
Burada Brooke Davisten bahsediyoruz, tamam mı?
Dainty Daviste yemeğe gidiyoruz.
Davis, Davisti afedersin, devam et.
Rick Carris, Davisteki uyuşturucu işinin asıl adamı.
Burada patronum Ken Davisten bir tavsiye mektubu var.
Davislerin evi.
Ama Becky Davisle beni temasa geçirecek birini tanıyorum.
Davis, Davisti afedersin.
Davis, Davisti affedersin.
Daviste harika bir tiyatro kulübü var.
Davisle konuştuktan sonra onu arabayla alırız. Pekala.
Daviste harika bir tiyatro kulübü var.
Daha Fort Davisteki kızları… kontrol etmeye gideceğiz.
Lincoln ve Davisten bu güne kadar ülke iki başkan arasında kalmamıştı.
Lincoln ve Davisten bu yana bu ülke iki başkan arasında bölünmedi.
Müdür Davisten fazladan koruma… istedim bile.
Mudur Davisten fazladan koruma… istedim bile.