Examples of using Davul in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Davul çalıp sancak sallayarak yolda yürüyor musunuz?
Davul gibi gerginsiniz.
Kim Madison Square Gardenda davul çalındığını söyleyebilir? Ben söyleyebilirim?
Davul bunlar.
Bencilce olabilir ama, davul soundu oraya gitmemizin tek sebebiydi.
Davul ayinleri, heykeller,
O günlerde davul sesleri şablonlamak için bir davulcu olmalıydınız.
Boyut, davul setinde bıraktığın sidik lekesi için sana dava açacak mı?
Davul ortaya çıkınca Bak nasıl dans ediyorlar.
Bunun için davul sesine ihtiyacın var mıydı?
Sonrasında yine davul çalabilecek değil mi?
Davul sesi, Doktor, sürekli çalıyor.
Davul sesleri, savaşın çağrısıydı.
Davul veya ona benzer birşey.
Davul çalmaya bayılıyorum.
Davul istiyorum ve size yardım edebilirim.
Yalnızca davul istiyorum bu bir suç değil.
Davul çalamıyorum, burada sadece bir köleyim.
Davul sesleri onun yaklaştığının işaretidir.
Bana göre davul zamanın başından beri bir iletişim aracıydı.