Examples of using Davulcu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Davulcu dedi ki, eğer.
Senden davulcu olursa benden de Paskalya Tavşanı olur.
Davulcu olmama yardım ettin.
Davulcu olmaktan vazgeçmedim baba.
De davulcu kardeşi Vinnie Paul ile Panterayı kurdu.
Ahlaksız davranıştan ötürü… Davulcu, Albuquerque havaalanında tutuklanmış.
Illinoisli davulcu çocuk güm, bam, bum diyordu.
Davulcu mareşalle konuşamaz çünkü mareşal heybetli atına biner.
Neden o davulcu sanıyorsun?
Ritmi davulcu kontrol eder.
Yoldan çıkartmak mı? Ben davulcu oldum, annen de dansçı mı?
Sadece davulcu çocuk kurtuldu.
Davulcu çocuk sensin.
Davulcu ne âlemde?
Hayır Cartman sen davulcu olamazsın!
Basçı ve davulcu lazım.
Bir yıl beraber çaldıktan sonra Jens Höglin gruba davulcu olarak katıldı.
Demek baban davulcu.