DEBRAYLA in English translation

Examples of using Debrayla in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Korkarım Debrayı çılgınca teorilerimden birisinin içine çektim.
I'm afraid I have enlisted Debra in another of my mad theories.
Şu anda herkes Debradan bir şeyler koparmaya çalışıyor.
Everybody's trying to get a piece of Debra right now.
Aman Tanrım. Debraya bin dolar kaybettiğimi nasıl söylerim?
Oh my God, how am I gonna tell Debra I lost a thousand dollars?
Debraya geri ödemesi gerekmediğini söyledim. O da aileden.
I told Debra she didn't have to pay me back, she's family.
Biliyorsun Raymond, Debrayı her zaman, talepkar bulmuşumdur.
You know, Raymond, I have always found Debra to be very demanding.
Debrayı ilk gördüğüm zaman onunla konuşmaya ödüm kopmuştu.
When I saw Debra the first time, I was scared to talk to her.
Peki sen Marty, Debrayı yasal karın olarak kabul ediyor musun?
And do you Marty take Debra to be your lawfully wedded wife?
Debrayı öldürüp sonra da örtbas etmeye mi çalışıyorsun?
Did you kill Debra and then try to cover it up?
Debranın sinek yediğini görsen hemen bana söylemeni isterim!
If you see Debra eat a fly. I want you to tell me right away!
Özür dilemek için Debraya pasta bile yaptım.
I even made Debra a cake to say I'm sorry.
Annesine gösterebilmesi için Debraya bir yüzük almak istedim.
I wanted to get Debra a ring that she could show her mother.
Bugün buraya Debraya son vazifemizi yapmak için toplandık.
We are gathered here today to pay our last respects to Debra.
Amyyi Debradan daha çok sevdiğini söyledin mi?
Did you say that you Like Amy more than Debra?
Debranın kalıp bana salatada yardımcı olmasını istiyorum.
I want Debra to stay and help me with the salad.
Aman Tanrım. Debraya bin dolar kaybettiğimi nasıl söylerim?
Oh, my god, how am I gonna tell debra I lost $1,000?
Hayır, Debraya geri ödemesi gerekmediğini söyledim.
No, I told debra she didn't have to pay me back.
Debrayı alışverişe götürdüm. -Selam.
I took debra grocery shopping.- Hi.- Hey.
Debraya maçı kaydettirdim… çünkü başım çok ağrıyordu.
Because my head hurt so much. I had debra tape the game for me.
Biliyorum. Debraya olan sevgini gün boyunca göstermelisin.
I know.- You should express your love to debra all day long.
Debranın gerçek mücevher almayacak umursamadığımı düşünmesine izin veremem.
I can't have debra thinking I didn't care enough about her.
Results: 45, Time: 0.0268

Top dictionary queries

Turkish - English