DEFNE in English translation

laurel
defne
bay
koyu
baye
körfezi
koyuna
bölmesi
bayin
hangarı
bölümü
defne
bölümüne
defne

Examples of using Defne in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Defne çelengi mi?- Tamam.
Is that a laurel wreath design?- Okay.
Ama defne ağaçları çok uzakta.
But the bay tree's so far away.
Defne adında bir tekne gelecek.
A boat named Daphne is coming.
Okaliptüsün, defne çileğinin… tarçın ve vanilyanın çelişkili bir saldırısı bu.
What it is is a cacophonous assault of eucalyptus, bayberry, cinnamon and vanilla.
senin minik canı kızın defne ağacındaydı.
your sweet little 7-year-old daughter was in the laurel tree.
Oklarınızın metalurjisini bulduklarımıza Ben karşılaştırmak için defne ekipman kullanıyorum.
I'm using laurel's Equipment to compare.
Teknenin adı mı Defne?
The boat's name is Daphne?
Sağdaki 15 defne yaprağı ise, kulübün kurulması için kurucular tarafından ödenen kişi başına 6 peniyi temsil etmektedir.
The 15 laurel leaves represent the design detail on the six pence pieces paid by the founding fathers to establish the club.
Biraz biberiye, biraz adaçayı… ve defne yaprakları… ve şimdi İtalyan usulü devreye giriyor:
We put a little bit of rosemary, a bit of sage and bay leaves, and now it comes the Italian thing,
Defne ormanı, aynı zamanda laurisilva
Laurel forest, also called laurisilva
Neriman 400.000 lira vermeye hazırdır ama Defne sadece 200.000 lira için anlaşır
Neriman is ready to give 400.000 liras, but Defne only takes the money she needed(200.000 liras)
Fakat o harabe konutlara defne, gül gibi isimler vermek saçma!
But it's ridiculous to give those run-down projects… names like Laurel, Sweetbriar, Rose… that's a good one!
James, bu defne ağacının Elainee odaklanabileceği, yapabileceği bir şeyler verebileceğini söylemiştin.
Might give Elaine something to do, to focus on, You said earlier, James, you said, you thought this bay tree.
Ali.- Senin sevgilin Defne de, şu anda 100 kiloluk bir tane Rumun kıllı göbeği altında, inim inim inliyordur.
Ali your beloved Defne too is under a 100 kilo Greek with a hairy belly moaning and groaning.
Alt kısımda, defne çelengi üzerinde beş tane sivri uçlu yıldız, çelenk üzerinde yükselen bir güneş farklı ışınları yukarı doğru atıyordu.
At the bottom, a small relief five pointed star over a laurel wreath, over the wreath, a rising sun casting divergent rays upwards.
Ayrıca defne yaprağı ve fazlasını içermez eski ilişkileri tartışma
It will not contain bay leaves and furthermore, we will put
Ben Defne yaptığını ne olduğunu görmek için geldi
I came to see what Laurel was doing"was vital…"And important
patates kullanılıp sadece tuz ve biber ya da defne yaprağı ile lezzetlendirilir.
is simply seasoned with salt and pepper, or bay leaf.
Ben ilk başta karşı olmasına rağmen, Ben Defne yaptığını ne olduğunu görmek için geldi.
Although I was against it at first, and important and good as the Black Canary. I came to see what Laurel was doing was vital.
Üç yüz otuz dokuz Merak etme sen, Defne yaprağım var, onları çiğneyeceğiz.
Don't you worry, I have bay leaves, we will chew on them.
Results: 175, Time: 0.0314

Defne in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English