Examples of using Dekan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Meğer bunu dekan kızına satmışız.
Hayır, dekan gibi davranmanı istiyorum.
Dekan ile kahvaltı mı?
Bilmiyor musun? Dekan, öldürdüğün suçluyu profesör yapıyor?
Dekan da umrumda değil.
Eminim Dekan Magazin okuyucusu buna bayılacak.
Bu mektup Dekan için.- Hayır.
Bu mektup Dekan için.- Hayır.
Dekan Johnson.- Birisi bomba ihbarı yaptı.
Zelda, dekan bu akşam yemeğe gelecek.
Zelda, dekan bu akşam yemeğe gelecek.
Dekan olsaydı içeri girer miydin?
Üç Dekan düğmesi, irisleriyle beraber.
Dekan Bermanın en sevdiği dernektir.
Dekan sizi bekliyor.
Okuldan geldim, dekan da öyle. -Evdeyim.
Artık dekan değilim.
Evet, Hester Dekan Munschın bütün parasını çaldı.
Hayatta Dekan Wallcottun saçmalarından daha fazlası var.
Öğrencilik yıllarımda, Birgün dekan beni yanına çağırdı ve.