Examples of using Dekanla in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet, pardon. bir arının resmini çekip kabul edilebilirdin. Umarım fazla vakit harcamamışsındır çünkü dekanla yaptığın görüşmeye bakılırsa.
Jack, dekanla tanışmaya geldi. Worthingtonın kendisine uygun bir yer olup olmadığını tartışacaklar.
Üzgünüm, Emily ama dekanla akşam yemeğim var, ve buna Sudburyleri de eklememi bekleyemezsin.
Dekanla bir toplantım vardı, yaz okulu için program özetim bugüneydi. Bir kitaba da önsöz yazıyorum.
Örneğin… Dekanla senin hakkında konuşurken seninle aramızda geçen konuşmanın aynısı geçti.
Dekanla senin hakkında konuşurken… seninle aramızda geçen konuşmanın aynısı geçti.- Güzel.
Dekanla senin hakkında konuşurken… seninle aramızda geçen konuşmanın aynısı geçti.- Örneğin.
Dekanla senin hakkında konuşurken… seninle aramızda geçen konuşmanın aynısı geçti.- Güzel.
Önceden kendisine bir ev sattığımı öğrendiğim dekanla… 10 dakika geçirdikten sonra resmen öğretmen oldum.
Önceden kendisine bir ev sattığımı öğrendiğim dekanla… 10 dakika geçirdikten sonra resmen öğretmen oldum.
Önceden kendisine bir ev sattığımı öğrendiğim dekanla… 10 dakika geçirdikten sonra resmen öğretmen oldum.
Önceden kendisine bir ev sattığımı öğrendiğim dekanla… 10 dakika geçirdikten sonra resmen öğretmen oldum.
bu anda bize katılıp Dekanla insan gibi konuşarak, kahraman olabilirsin.
Ama bence çok ciddi çünkü Mylene, ablama yarın onun dekanla falan buluşacağını söylemiş.
Kopya çekme, okulu asma, hırsızlık, dekanla ilişkisi olduğuna dair dedikodu bile çıktı.
Justin öldürüldüğü gün, neden ayrıldığını açıklamak için dekanla görüşmesi vardı.
Franco, eğer bu da işe yaramazsa… her zaman için dekanla yatabilirsin.
gezi sonrası Dekanla görüşme ayarladım.
Umarım sorun olmaz, gezi sonrası Dekanla görüşme ayarladım.
Dekanla konuştunuz.