Examples of using Delgi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Lee Jeong Su, acaba delginin içeri girdiğini gördün mü?
Kemik delgisi. Neşter.
Bay Lee, delgiyle daha işimiz bitmedi.
Kemik delgisi. Neşter.
Delgiyi bilirsin.
Güzel dondurma dükkanından delgili kartı var.
Deniz delgisi konumlandı.
Neşter. Kemik delgisi.
Deniz delgisi atıldı.
Neşter. Kemik delgisi.
Delgiyi biliyorsun.
Juice Stop delgili kartı.
Belki şu kaya delgisi ya da şu orta boy kürek.
Sendeki delginin garantisi mi geçmiş? Ne?
Bizim delgilerimizle, köy daha çok büyüyor.
Senin delgin, cenneti bile delip geçebilecek bir delgi! .
Senin delginle tavanı delip geçebiliriz!
Senin delgin dünyayı, gökyüzünü hatta yarını bile… delip geçecek delgi değil miydi?
Hiç bir kadın, delginin ne olduğunu bilmeyen biriyle, birlikte olmak istemez.
Delgiler gelir gelmez iki, üç saate kalmaz işim biter.