Examples of using Delikli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kağıt gibi ince, parlak, delikli.
Delikli sandalye mi?
Yarın sabah saat tam 9.00da… sana 18 delikli golfte meydan okuyorum.
Ama sende bir tane var, hem de delikli.
Ölene kadar her gün dokuz delikli golf oynamayı severdi.
Açık-kapalı havuzu, oda servisi, 18 delikli golf sahası var.
Ölene kadar her gün dokuz delikli golf oynamayı severdi.
Özellikle de o kocaman delikli ziti makarnası.
Bir insan suratına benziyor. İçi delikli ve.
Kapıya götürün. Delikli bir kare.
İki delikli.
Delikli olan çok hoş.
Delikli boğa.
Delikli külotla mı?
Şu delikli çok çirkin olan mı?
Peynir, delikli ineklerden mi çıkıyor?
O delikli sandalye için endişelenmeyin.
Delikli kâseleri olan sıradan bir adamım.
İntikam, delikli bir su kabı gibidir.
Delikli kartını uzat.