Examples of using Dereye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu çocuğun topu yüzünden dereye düştüm!
Dereye koş!
Uh, sonra dereye size dogru kostugumu hatirliyorum.
Tom ayağını dereye koyduğunda ayağını ısıran bir şey hissetti.
Bizimle dereye balık tutmaya gelmek ister misiniz?
Sence Cherryi çoktan dereye atmış olabilir mi?
Jackie dereye düştü.
Bu yüzden Danny dereye düştüğünde onu kurtarmaya çalıştın.
Sekiz yaşındayken, seni dereye attım, ve yüzdün.
Dereye gidip, biraz su getireyim.
Dereye at gitsin.
Dereye git.
Dereye gidip yıkansam olmaz mı?
Carol, biz dereye balık tutmaya gidiyoruz.
Ne zaman dereye indin?
Aileler dereye çamaşıra gider arkadaşlar hatır değiştirince,
Onu dereye sürükledin ve orada öldürdün, değil mi?
Herkes dereye gitsin!
Roberto, dereye düştü. Baksana, Pilar!
Dereye in de şunları doldur.
