Examples of using Devraldık in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
RIPLEY devraldığı zaman Falken çılgına döndü.
Sen devralmadan önce ben sistem yazılım paketlerini güncelliyordum.
Bunu işi devralmak için koşul olarak öne sürdüm.
O gidince işleri sen devraldın, değil mi?
Synergixin devralması mantıklı.
O cinayetlerin altısı ben devralmadan önce senin zamanında işlenmişti.
İhtiyarın devralması ile ilgili çok konuşulmuş.
Logan Sandersın babasının şirketini devraldığından bugüne kadar haberim yoktu.
Ulusal Güvenlik devraldığında hiç hoşlarına gitmemişti.
Babamın işini devralmak ilk başta tuhafıma gitmişti.
Geminin güvenliğini devralmaya kararlı, biliyorsun.
Sence Morland örgütü devralma- teklifine evet der miydi?
Yukio aile işini devralma baskısı yüzünden odasına kapanmış olabilir.
Sen devraldığından beri biz silah alım işine ara vermedik.
Ne zaman devralmamı istersiniz, efendim?
Lotoyu devralma fikri nereden çıktı?
Siz şirketi devralmadan bir hafta önce.
Olayı biz devraldık.
Şey… Ne? Yeni devraldık.
Şey… Ne? Yeni devraldık.