Examples of using Dickinson in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Aslında Dickinson çıkmaz sokak olunca… hiçbir yere varamayan sen gibi duruyorsun.
Şey, ben… Bana göre bir iş olduğunu onaylayan. Bir mektup aldım… Dickinson Madenciliktekilerden…- Evet.
Bu dehşet bir hikaye, Artie… ama bunun Dickinson ile ilgisi ne?
Teğmen Dickinson.
Kraliyet Derneği tarafından elde tutulan Hookeun belgelerinin H. W. Dickinson tarafından yapılan bir araştırmadaki bu bilgiler 18. Yüzyılın ortalarından beri birbirine bağlı,
Cenazesine ayrıca Kevin Dobson, Dan Frazer, ve Vince Conti, Angie Dickinson, Nicollette Sheridan,
Dickinson sana bu görevi… benim protokolüme uyman şartıyla verdi…
Yılında, Kuzey Dakotada o zaman Vali Jack Dalrymple Kazakistan, Ukrayna ve Rusya gezisi ile yedi Kuzey Dakota şirketi ve Dickinson State Üniversitesini temsilen Kuzey Dakota Ticaret Ofisinin 18 kişilik bir heyeti ziyaret etti.
Neyse Angie Dickinson köpekleri üzerimize salmak üzere
Angie Dickinson E Elisita-( Spain)
Alfred Üniversitesinde sanat eğitimini almıştır ilaveten New Yorkta bulunan“ Art Student League” sanat okulunda Edwin Dickinson ile ileri eğitimini tamamlamıştır. Steckel ayrıca Art Students League sanat okulunda birkaç yıl öğretmenlik yapmıştır.
Sen Bayan Dickinsonsun. Julianın hemşiresi.
Dickinsonu senin öldürmediğini nereden bilelim? Ya da Joe Sweetwoodu?
Dickinsonun peşindeydi, çünkü o Arthur Weisfeltin Artie Nielsen olduğunu biliyordu.
Ama Emily Dickinsondan daha kitabi bir çeşit Tina Fey gibi.
Angie Dickinsona karşı bir şeyler hissederdim.
Deeks, Dickinsonca konuşuyor.- Konuşmuyor.
Bay Dickinsonla görüşmek istiyorum.
Bay Dickinsonla konuşma konusunda ısrarlıyım, efendim.
Bay Dickinsonla görüşmek istiyorum, lütfen.