DIKMEK in English translation

plant
bitki
santral
fabrika
tesis
çiçek
bitkisel
dikmek
yerleştir
sew
dikmek
dikiş
dik
dikebilir misin
dikilmesi
make
yapar
yapan
daha
yapıyor
yapalım
yapar mı
kıl
yap
yapın
açın
to erect
dikmek
inşa
is stitch
to suture
dikiş atmam
dikmek için
sütür
planting
bitki
santral
fabrika
tesis
çiçek
bitkisel
dikmek
yerleştir
sewing
dikmek
dikiş
dik
dikebilir misin
dikilmesi
making
yapar
yapan
daha
yapıyor
yapalım
yapar mı
kıl
yap
yapın
açın
set
hazır
ayarlayın
seti
ayarla
ayarlandı
kur
belirle
takımı
hazırla
kümesi

Examples of using Dikmek in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Mezar taşı yerine ağaç dikmek eski adetlerdendir, Dean.
It's an old country custom, Dean. Planting a tree as a grave marker.
Çorap yamayabilir… Dikmek demek, mesela söküğü.
That means sew, like a hole. He can dar-n a sock.
Bir şeyler dikmek.
Plant things.
Dikmek için.
For sewing.
Elbise dikmek, evimize gelmek için bir bahane sadece.
Making clothes is just an excuse to get into our home.
Çiçek dikmek peyzajcının işi,
Planting flowers is landscaping,
Dikmek demek, mesela sökügü.
That means sew, like a hole.
Ben bir pilottum, Aeryn. Bir şeyler dikmek.
Plant things. I was a pilot, Aeryn.
Bu elbiseyi dikmek, Mary Beth için yapacağım son şey.
Sewing this dress is the last thing I will ever do for Mary Beth.
Sebze toplamak, odun kesmek, elbise dikmek. Neyin var?
Picking vegetables, chopping wood, making dresses. What's wrong?
Rahim ağzını dikmek zorunda kaldım.
I had to sew her cervix shut.
Bahçeye ağaç dikmek zorundayım.
I have to plant trees in the garden.
Dikmek için. Bu birşey değil.
For sewing. That's nothing.
Bilinen şeyler, ağaç dikmek, okyanusu temizlemek… ormanlar için ile mücadele gibi.
Fighting deforestation. You know, planting trees, cleaning the ocean.
elbise dikmek. Neyin var?
chopping wood, making dresses?
Gözlerime düğmeleri dikmek zorunda mısın?
Do you have to sew buttons over my eyes?
Ölü insanları bir araya toplayıp sonra onları dikmek ve ellerine bıçak vermek.
Sewing dead people together… And giving them knives for hands.
Bekle, böylece- yapabilirsiniz geriparmaklarını dikmek?
Wait, so you-you can sew the fingers back on?
Geliş tarihimi işaretle, bir ağaç dikmek gibi.
Mark my arrival, like planting a tree.
Bu kadar çok kumaşı birbirine dikmek ne işe yarayacak?
What is the use of sewing so many cloth together?
Results: 191, Time: 0.0394

Top dictionary queries

Turkish - English