Examples of using Diktim in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu yüzden ne yaptım, evimin önüne bir yiyecek ormanı diktim.
Bu parçalı şortu da ben diktim aslında.
Geceliğinin arkasına sırtını döndüremesin diye tenis topları diktim.
Bir çam diktim.
O elbiseyi ben diktim.
Gülleri de senin için diktim.
Çit kurdum. Zehirli meşe diktim.
Sonra gidip sarmaşıkların, şu diriltici sarmaşıkların kapattığı yarayı diktim.
Size bu elbiseleri diktim.
Biraz domates diktim.
Senin için diktim.
Buraya çok özel bir dua diktim.
Benimkileri de aynı gün diktim.
Oraya bir ağaç diktim.
Dong Joon ön taraftaki yol boyunca… elma ağaçları diktim.
Ben diktim, yani olacağına eminim.
Bunu diktim Anne.
Onu tırmıkla, tohumları diktim, sulandırdım… yabani otları çıkardı.
Gözümü en yakın türbeye diktim, ve sonra uykuya daldım.
Düğmelerini yerine ben diktim. Votka!