Examples of using Dilime in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben de dilime hâkim olacağım efendim.
Sakın bana dilime dikkat etmemi söyleme!
Bir tanesi dilime değdi!
Dilime bir bak.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.
Tamam, bir milyar dilime ihtiyacım olacak.
Ama bir gün onu yalarken dilime kıymığı battı.
Şekeri severim, tatlı şekerleri dilime değdirdiğim andan, midemde eriyene kadarki her anını,
Biranın dilime değdiğini hissettiğim an… Grup sekste götünüze atılan parmak gibidir.
Bunda çeyrek milyon dolardaki dilime konma şansım var. Bu ise?
Bunda çeyrek milyon dolardaki dilime konma şansım var. Bu ise?
Pizza ve Çin yemeği sipariş edebiliriz. Ya da belki milyonlarca dilime böldüğün Fransız sandviçlerinden.
Halen Peder Diller, Santa Monica yakınlarındaki St. Marks Hastanesinde tutuluyor.
Sanırım mavi dilli bir kadınla kağıt havlu taşıyan kadın aynı şeydi.
Dilli alet'' aynen o var onda.
Burada çalışacaksan dilimizi öğrensen iyi olur.
Bizim dilimizi kullanıyorlar ama onlara herhangi bir şey göndermedim.
Bütün bu görüntüleri dilden korumak demek onlardan gerçekten faydalanmak demektir.
Düşündüğümüz gibi çatal dilli biri mi?
Dilimizi düzgün kullan. Sana atanmış kıyafetleri giy.- Sabahları ilacını al.