Examples of using Dior in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Christian Diorda harika hamile elbiseleri var.
Dioru geri getirin!
Burası Diorun ne demek olduğunu biliyormuş gibi yaptığım kısım mı?
Christian Diorun asistanı Yves Mathieu Saint Laurenta ise sanat yönetimi teslim edilecek.
Açıkçası Bay Diorun kendisini işe almasına pek şaşırmadık.
Bay Diorun talimatları hep… Ben Bay Dior değilim!
Şirket, Christian Diorun kendi çalışanlarıyla yoluna devam edecek.
Sözleşme ihlali nedeniyle Diora dava açmak istiyorum.
Şarap rengi Diorunla içeri girdin.
Ama giysi orjinal Diordur… ve seninde müthiş bacakların var.
Dioru, Pradayı muhteşem görünmeyi özlemedin mi?
Kızından çok Diora bir şey olmasın diye endişe eder.
Diorun bebek departmanından arıyorlar.
Diordaki elbiseyi alacak misin bana?
Paristen aldığım Diorun elbisesini giyebilirim.
Diorda sanırsam.
Bugün Diorda hediye dağıtılıyor.
Anlaşılan bu yaratık Diora pek yabancı değil.
Yemin ederim ki Dioru getireceğim.
Biram, kardeşliğimizin hatırına bırak Dioru ben kurtarayım.