Examples of using Disketi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu akşam ona yemek yapacağım,… dosyanın bir kopyası hazır olana kadar onu oyalarım sen disketi getirirsin.
hiçbir şey bunu değiştirmeyecek. Ama Herb altınını bulmamız için sana o disketi bıraktı.
Ülke genelindeki üslerin miras teknolojileri,… bu B disketi de dâhil çöpe atılmak üzereydi.
Ülke genelindeki üslerin miras teknolojileri,… bu B disketi de dâhil çöpe atılmak üzereydi.
Interaktif strateji Kullanımı uygunsuz-- programı. yedi müzik disketi, ilustrasyon, yedi iki boyutlu.
Oyun,'' bilgisayar disketi olarak ve aynı zamanda kartuş olarak ta satılmakta.
ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.
seni koruyacak ve disketi alacak birine ihtiyaçları vardı.
Bu disket ve sizin şahitiğiniz haineri
Harici Disket Sürücü.
O diskette senin hayatta olduğunu kanıtlayacak bir şey mi var?
Disket ioslave, disket sürücülere kolay erişim yapmanıza olanak verir.
Bana kredi disketini ver de bir otele gidelim.
Disket gitti. Elimizde birşey kalmadı.
Disket BiçimlendiriciName.
VOL komutu: Disk veya disketin etiketini ve seri numarasını görüntülemeyi sağlar.
Disket nerede?- Arabayı durdur.
KDE Disket BiçimlendiriciBSD.
Diskete baktın mı?