DISKI in English translation

disk
disket
cdyi
disc
disk
disket
CD
drive
sürücü
sürüş
bir sürüş
sür
arabayla
kullan
diski
sürün
götür
sürerim
puck
pak
disk
puckın
topu
disks
disket
cdyi
discs
disk
disket
CD

Examples of using Diski in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hokey diski yüzüne gelmiş.
Hockey puck versus face.
Bazı oyuncuları takip edebiliyor. Kamera sadece diski ve bazı zamanlarda.
And certain players at certain times. The camera can only follow the puck.
Şu köşede diski kaybettin.
You lose a puck over there in the bank.
Doğru yolladı. Diski ağların arkasına.
Send the puck around the back of the net.
Yükleniyor. Evet. Lütfen 2. Diski Takın.
Loading… Yes. PLEASE INSERT DISK TWO.
Lütfen 2. diski takın.
PLEASE INSERT DISK TWO.
Harici diski yok.
No external hard drive.
Ben sadece diski açacak şifreyi ve geri sayacı durdurmayı biliyorum.
Only I know the password to open the drive and how to stop the deletion timer.
Diski araştırın.
Search for the disc.
Sabit diski tamir ettim.
I fixed the hard drive.
Öncelikle diski sileceğim. Sonra eski hayatıma geri dönebilirim değil mi?
I erase the drive first, then I go back to my old life?
Eğer diski onlara vermiş olsaydın, şimdiye kadar tutuklanmış olurdum.
If you gave them the drive, I would be under arrest by now.
Diski geri alırsak Abby ile takas edebiliriz.
If we get the drive back, we can trade it for Abby.
Abby diski Dimitri adında bir adama götürdüklerini söylemişti.
Abby told us they took the drive to a guy named Dimitri.
Diski aldığım zaman adamlarım arabadan uzaklaşacaklar.
When I get the drive, my men in the car will walk away.
Diski istiyorlardı ve benim yerini bildiğimi düşünüyorlardı.
They wanted the hard drive, and they thought I knew where it was.
Eğer diski kanıt olarak görmüyorsanız Sayın Yargıç müvekkilimin bugün salıverilmesini istiyorum.
If you suppress the drive, Your Honour, I would like my client released today.
Cyrus bana kardeşinizin diski polise vereceğini söyledi.
Cyrus told me your brother was gonna go to the police with this disc.
Diski alacak bir alıcı var.
There's a buyer for the disc here.
Ama diski bana vermezsen fikrimi değiştirmek zorunda kalırım.
But if you don't hand over the disc to me I will be forced to change my mind.
Results: 1115, Time: 0.0323

Top dictionary queries

Turkish - English