Examples of using Donut in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Deliksiz bir donut… Sun Tzu. sadece bir Danimarkalı.
Ve bir düzine donut -Sıcak kahve.
Deliksiz bir donut… Sun Tzu. sadece bir Danimarkalı.
Bence sorun birkaç donut değil.
Bay Buradan çikmam sormak zorunda Bay donut.
Susamadık Boyd.- Donut satmıyoruz.
Güzel bisepsler. Jimmy, Donut dükkanında buluşmayacak mıydık?
biliyorsun, Bir donut çizdim.
Jill Button, Donut Dietin sözcüsü yakın zamanda kalp krizinden ölmüş olarak bulundu.
Donut yapma zamanı.
Donut aldım, sen söylemeden hem de… İyi!
Donut da istemediğine emin misin?
Bir polisin donut alamaması gibi.
Donut dükkânında bana silah sıkman'' nezaket'' mi oluyor?
Bunu bilen tek kişi donut deliği gibi ölü olan adam.
Donut için teşekkürler.
Donut kralına ne oldu?
Donut olduğuna göre.
Donut sever misin?
Donut dükkanında takılan bir polis daha mı?