Examples of using Douglas in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Douglas Dolphin amfibi bir uçan bot idi.
Douglas, Federal Siyasete geçişi planlarken bir yıl daha Belediye başkanlığı.
Douglas Stevensla neler olduğunu anlatsana bana.
Douglas hakkındakileri öğrendiğin zaman korktuğunu anlıyorum.
Douglas Fairbanks olduğunu zanneden bir adamla tanışmıştım.
Douglas için buradayım.
Bu Douglas Knowles Starkwoodun başkanı.
Douglas Jones size düşmanlık besliyor.
Douglas Hamiltonın bir zamanlar sadece rüyasında görebileceği bir şeyi yapacak.
Ben Douglas bu arada.
Onun adı Douglas Thurman yerel bir fotoğraf stüdyosunun müdürü.
Douglas yolundayız, Folsoma doğru gidiyoruz.
Bakın, Douglas Fairbanks oldum!
Sen Douglas Fargo olmalısın.
Douglas hiç bir zaman bu tür şeyler içmez biliyorsun.
Aslında Douglas, ama arkadaşları ona Doug diyor.
Douglas buraya gelmeden önce, bilmem gerekiyor.
Douglas ve 80. Sk. kesişimindeki binada gözetim altında.
Douglas buraya gelmeden önce, bilmem gerekiyor.
Douglas DC-3 tipi uçağın ilk uçuşu.