Examples of using Dover in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Düşman, Dover Güvenlik Noktasını geçti.
Brodie, Dover Evine hemen mesaj gönderebilir.
Bugün duyduğuma göre Dover Evine yalnız bir şekilde gitmiş.
Dover Havaalanında seni bir uçak bekliyor.
Dover üssünün liderleri Kanadaya kaçmış.
Dover orada, tekneye bineceğin en iyi yer.
Oğlana Dover tozu verdik ve kasılmalarını yatıştırdık. Efendim.
Oğlana Dover tozu verdik ve kasılmalarını yatıştırdık. Efendim.
Oğlana Dover tozu verdik ve kasılmalarını yatıştırdık. Efendim.
Oğlana Dover tozu verdik ve kasılmalarını yatıştırdık. Efendim.
Dover yolu İngiliz Adaları içindeki en sıkıcı yol olmakla ünlüdür.
Dover yolu İngiliz Adaları içindeki en sıkıcı yol olmakla ünlüdür.
Dover yolu İngiliz Adaları içindeki en sıkıcı yol olmakla ünlüdür.
Kâfura veya Dover tozuna ihtiyacınız var mı?
Kâfur ya da Dover tozu gerekiyor mu?
Dover ile Ramsgate İnka arasındaki uçurumlar.
Dover ile Ramsgate İnka arasındaki uçurumlar.
Calaisye gideceksiniz, Dover yolunda eşlik edileceksiniz.
Onları Dover Boğazına düşür, yok edildiklerini teyit edebileceğimiz bir yere.
Gemi 30 dakika içerisinde Dover limanına yanaşmış olacak.