Examples of using Dozu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dozu 20 kat arttırırsak, belki.
Diş röntgeni dozu ise 5 ila 10 µSv kadardır.
Ona aslında kahramanca bir torazin dozu vermeliyiz ama patron sizsiniz tabii.
Dozu arttırmak zorunda kaldılar.
Hiçbir dozu atlayamazsın.
Dozu yükseltmek istiyor, yetersiz olduğunu söylüyor.
Dozu artırın. Günde üç kere 8 miligram.
Dozu iki katına çıkardım.
Çok riskli. Dozu biraz yükseltmek mi?
Bunun yarı dozu bile beni öldürür. 1200 CC.
Dozu biraz yükseltmek mi? Çok riskli?
Bunun yarı dozu bile beni öldürür.
Dozu biraz yükseltmek mi? Çok riskli.
Bunun yarı dozu bile beni öldürür. 1200 CC.
Ve ihtiyacın olan dozu solu. Biraz salla.
Ve ihtiyacın olan dozu solu. Biraz salla.
Ve ihtiyacın olan dozu solu. Biraz salla.
Dozu kendim artırdım. Ne?
En son dozu ne zaman vuruldunuz? Gerçekten mi?
Doğru dozu almış olursak… Hepimiz huzura erebilliriz. Istırap yok.