Examples of using Dubaideki in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Anlayamadığım ise, bu bayanın Dubaideki… bay Nouri ile olan randevusunda… onu binadan öylece atı vermiş olması.
Burada, Dubaideki bir hesaptan onun… 200 bin dolar gönderildiği görülüyor.
Belirsiz bir konteynere yüklendi… ve Dubaideki Jebel Ali serbest ticaret bölgesine sevk edildi.
Seul hiç rahat değilmiş. Binalar o kadar yakın ki Dubaideki gibi özel uçağımıza binemiyoruz.
Ve numerolojistim de garanti verdi bu isimle kariyeri Dubaideki Burç Halife gökdeleninden bile büyük olacak.
Amerikan doktorlar tarafından tedavi edildi ve yerel bir CIA ajanı tarafından ziyaret edildi. Dubaideki bir Amerikan hastanesinde iki hafta kaldı.
Amerikan doktorlar tarafından tedavi edildi ve yerel bir CIA ajanı tarafından ziyaret edildi. Dubaideki bir Amerikan hastanesinde iki hafta kaldı.
Amerikan doktorlar tarafından tedavi edildi ve yerel bir CIA ajanı tarafından ziyaret edildi. Dubaideki bir Amerikan hastanesinde iki hafta kaldı.
yerel bir CIA ajanı tarafından ziyaret edildi. Dubaideki bir Amerikan hastanesinde iki hafta kaldı.
Amerikan doktorlar tarafından tedavi edildi ve yerel bir CIA ajanı tarafından ziyaret edildi. Dubaideki bir Amerikan hastanesinde iki hafta kaldı.
Dizide Central Perkin yöneticisi Guntherı oynayan James Michael Tyler, Dubaideki büyük açılışta cafede garsonluk yapmıştır.
aranan Usame bin Laden, bir CIA Bölge Şefi tarafından ziyaret edildiği, Dubaideki Amerikan Hastanesinden sağlık hizmeti alır.
Eylülde Dubaideki Atlantis Otelin açılışında sahne alarak ilk Orta Doğu konserini gerçekleştirdi
2009da 530 olan Dubaideki otel sayısı% 7 artışla Eylül 2010da Dubaide 566ya yükseldi.
8 Mayıs 2008 Palmiye Adaları Dünya, Dubaideki bir diğer yapay ada projesi.
diyerek şöyle devam etti:'' Bu firma, Dubaideki merkez bürolarıyla birlikte,
Dubaiyi iğrenç buluyorum.
Üç gün önce Dubaiden gelen bir uçakla Logana inmiş.
Dubaiyi biliyor musun?
Ve Dubaiden Hazza Al Marri 1.200 takipçisine söylüyor.