Examples of using Edward in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Edward gidiyor.
Dinle, belki Edward gidince sen ve ben bir araya gelebiliriz.
Bu Edward Lewis Bursunun bir parçası.
Sör Edward hazır olana kadar kendilerine çay ikram et.
Edward, 1272-1307 İngiltere Kralı.
Webb, Edward Kalesinde mi?
Edward Coopera göre, bu adalet.
Ünü Edward Biben getirdi.
Edward da onlardan biri.
Edward Halle göre zaman bir düşman.
Edward, sen misin?
Bu Edward üzerinde işe yaramış olabilir, fakat benim üzerimde değil.
Edward Allen Poe diye birini tanımıyorum.
Aynı zamanda Edward, Prattin kampanyadaki en büyük destekçisi.
Cheryl insan kaynaklarından Edward ile konuşur musun?
Edward, Rouen Komutanlığında.
Edward sendromu olan altı yaşında bir çocuk.
Edward Snowdene ne olacak?
De elendiği Edward Maxwell Phair ile 2006 yılına kadar evli kaldı.
Bay Edward sizi görmeye geldi Bay Selfridge.