Examples of using Edwinin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bana sürekli Edwinin pakistan sınırının yakınında öldüğünü söylüyordu,
Biliyorum. Sen benim Ve Edwinin arkadaş olmamızı kıskanıyorsun ve aramızı bozmaya çalışıyorsun.
Edwinin bildiği şeylerden biri şu: Mesele, arabanın yanında nasıl durduğun değil… onu nasıl yarıştırdığındır.
Edwinin bildigi seylerden biri su:
Ve sen bunu Biyo-pasaport ile birleştiriyorsun, Ve böylelikle Edwinin çaldığı molekül derleyicinin izini sürebilirsin.
Sizi bu işin içine soktuğumu anladığında Edwinin nasıl tepki vereceğine dair endişeliyim.
Onun öldüğünü biliyorum, ama hala Edwinin eve, bana geleceğini düşünüyorum.
Edwinin sinyali Manhattan Adasının güneyinden geliyor, belki de… Bizimkilerin
İniş yaptıktan sonra, Doktor Edwinin istisnası dışında hepsinin silahlı
Eğer Edwinin hayaleti hala buradaysa,
Edwinin FBIın su soğutucusundaki gevezeliğinin aksine…-… CIA her dünya komplosuna dahil değil.
Belki bize biraz zaman verir. İkimiz de onu görmeye gidip Edwinin durumunu açıklarsak.
Belki bize biraz zaman verir. İkimiz de onu görmeye gidip Edwinin durumunu açıklarsak.
onu görmeye gidip Edwinin durumunu açıklarsak.
Edwine yemekte balık istediğimi söyle.
Lütfen, sevgili Edwine yardım edebilir misin?
Edwinle sen çocuktunuz.
Bizim Archie, Edwini Bubberdan korumaya yardima gelmis.
Benim Edwinim!
Edwine hayal edebileceğinden fazla hayrandım ben.