Examples of using Egan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Egan, Vadideki Roscoedaki bir çöplükte kamp kurmuş. Tamam, gidiyorum.
Egan arka tarafa gerçekten güzel baskı uyguladı.
Eski amirim Egan gibi herifleri hücreye tıkar, eşek sudan gelinceye kadar döverdi.
John Shiban ve Doris Egan bulunmaktaydı.
Greg Eganın romanı Quarantine( Karantina),'' Kuantum felaket bir hikaye'' olarak ilan edilen, paradoksa alternatif bir çözüm sunar: kuantum mekaniğinin Egan versiyonunda, dalga fonksiyonu doğal olarak çökmez. Sadece bazı canlılar -insan da onların arasında yer alır- insanların gözlemledikleri dalga fonksiyonlarını çökertirler.
Elimizde çok miktarda nakiti bilinen bir uyuşturucu karteliyle takas etme maksadında olan Egan var. Bu arada sayısız miktarda lisanssız ateşli silah bulunduruyordu.
Kate Eganla görüştüm bugün.
Tom Eganın ölümüyle bir ilgim olduğunu mu ima ediyorsunuz?
Tommy Eganı uzun süredir buralarda görmedim.
Eganın karısı mı?
Durumu Piskopos Eganla istişare ettim.
Eganın karısı seminerden cinayetten sonra döndü.
Eganla buluşma konusunda mütabık değilsek şimdi polise gidiyorum.
Dan Eganın ofisi.
Sen, Eganı tanıyorsun, değil mi?
Ben, Leenin dostuyum… Lee Eganın.- Skip.- Kim?
Ingrid Eganın röportajı… istediğinin aksine bir etki bıraktı.
Ben, Leenin dostuyum… Lee Eganın.- Skip.- Kim?
Ingrid Eganın röportajı… istediğinin aksine bir etki bıraktı.
Ben, Leenin dostuyum… Lee Eganın.- Skip.- Kim?