EILEENIN in English translation

Examples of using Eileenin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tamam eğer Eileenin istediği buysa o zaman… belki Rowenaın evine gidip kristali arayabiliriz.
And look for a crystal, or something. Maybe we can go to Rowena's place All right, look, if it's what Eileen wants, then.
Sana karşı duygularıma olan bakış açım değişti. Eileenin ölümünden son sağlık durumuma kadar geçen sürede.
Regarding my feelings towards you. my perspective has changed Between Eileen dying and my recent health scare.
Sana karşı duygularıma olan bakış açım değişti. Eileenin ölümünden son sağlık durumuma kadar geçen sürede.
My perspective has changed, regarding my feelings towards you. Between Eileen dying and my… my recent health scare.
Bu Eileenin katilini bulmak için düzenlediğimiz bir oyundu.
It was a trick to flush out Eileen's killer, uh,
Eğer o şarkılardan birini kullanmayı düşünüyorsan Eileenin mirasçılarla yaptığı münhasır anlaşmayı ihlal etmiş olacaksın
If you plan on using any of those songs, you would be in violation of the estate's exclusive agreement with Eileen, and they would have no choice
Bilet satışları Eileenin umduğu gibi iyi gitmiyor. Bu yüzden
Ticket sales haven't been as good as Eileen had hoped,
Güvenlik görevlisi, Eileenin öldürüldüğü gece bir adamın hızla oradan geçtiğini söylemişti.
This security guard said he saw a guy burn rubber out of there the night of Eileen's murder.
İstersen eğer, bugün radyolojiden Eileenin doğumgünü ve ben de gidip pastasını çalacaktım.
If you want, uh, today's eileen in radiology's birthday, And I was gonna go up there and just steal her cake.
Eileeni öldürmüş de olabilir, haklı da olabilir.
He might have killed Eileen, or… he might be right.
Evet, Eileeni davet ettim.
Yes, I invited Eileen.
Eileenimin nasıl öldüğünü hatırlıyor musunuz?
You remember how my Eileen died?
Eileenimi ölüme yolladı ve şimdi de oğlumu öldürdü.
He sent my Eileen to her death and now he's killed my boy.
Annesi Eileeni üç yıl önce bel fıtığı için tedavi etmiştin.
You treated her mother Eileen for a slipped disc three years ago.
Sabah annem Eileenle birlikte buradaydım.
I was here earlier today with my mother, Eileen.
Sizin için de uygunsa Eileeni yarın sabah 10da görmek istiyorum.
I would like to see eileen at 10:00 tomorrow, If that works for you.
Eileene hasta olduğunu söylerim ekibi ben temsil ederim.
I will tell Eileen you're sick and represent the team myself.
Tamam Eileeni de sayarsak bu üç haftada yedi avcı yapar.
All right, well, counting Eileen, that makes seven hunters in three weeks.
Ne? Sadece, Eileeni patates kızartması ve ketçap ile hayal ediyorum. Muhteşem.
What? Awesome. Just imagining Eileen with fries and ketchup.
Orada Eileenle tanışmak istedi. Kasaba havuzunda.
In the town pool? He wanted to meet Eileen there.
Yani Eileenle mi…?
That's right. You mean, Eileen.
Results: 57, Time: 0.0374

Top dictionary queries

Turkish - English