Examples of using Eki in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet. Pazar yolculuk eki.
Evet. Pazar yolculuk eki.
Ama bir sayfası eksik: Eki.
Sözleşme orada,… ama bir sayfası eksik: Eki.
Keeley Jones, Bağımsız Kadın Pazar Eki.
Onun yeni eki sizin için bir şey olabilir. Bir sonraki misafirim şöyle diyor.
Yeni bölgelerin haritasını içeren eki indiren herkes hard diskine bir yazılım yükleniyor.
Onun yeni eki sizin için bir şey olabilir. Bir sonraki misafirim şöyle diyor.
Bana o zaman da pazar eki malzemesi gibi gelmişti… şimdi
özgeçmiş ile birlikte e-postanın eki olarak gönderebilirsiniz.
Felsefe Ansiklopedisi Eki, New York: Macmillan, 1997.
Sonra o kişiye, son derece normal görünen bir PDF eki göndererek o kişiyle yeni konuştukları için açmalarını sağlayabilirdim.
Siber suçlular, eki açan uygulamadaki zayıf noktaları sömüren kötü amaçlı e-posta eklerini SMTP yoluyla da gönderebilirler.
Gazetenin her pazar yayımlanana iki eki vardır: Aquí entre Nos dergisi, ve çocuklar için bir ek, Chipilín.
Da'' eki'' arabanın içinde'' anlamı vermek için araba ismine eklendi.
New York Times*'' Perşembe günü moda eki, haftaya buraya gelip bizle ilgili yazı yazmak istiyor.
Eki Bosnalı Sırp Paramiliter subayı Gojko Jankoviç, suçlanmasından dokuz yıl sonra Pazartesi günü BM
Jessica Simpson saç eki.
Britanyada üretilen resimlerin sergilendiği ulusal müze, 1897de National Gallerynin eki olarak kurulmuş Tate Britaindır.
Avrupa Birliği Antlaşmasıve bunlarıtamamlayan vedestekleyen ve Anayasayı Oluşturan Antlaşmanın eki olan Protokolde listelenen yasalarve antlaşmalar yürürlükten kaldırılır.