Examples of using Ekose in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ekose desenli bir palto ve pembe bir çanta.
Tom ekose bir gömlek giyiyordu.
Ekose gömlek.
Hükümet ekose giymeyi yasakladı.
Ekose yakışıyor, değil mi? Teşekkür ederim!
Ekose yakışıyor, değil mi? Teşekkür ederim!
Ekose eteklerle dolaşan okullu küçük kızlardık.
Ekose ceketli adamı görüyor musun?
Ekose ceketli adamı görüyor musun?
Ekose gömlek, süveter, çocuk aktör.
Şu rustik ekose perdelerden nefret ediyorum.
Ekose sever misin?
Ekose bir şemsiyeden mi bahsediyorsunuz?
Ekose pantolonun ne olacak?
Ekose Orospuları'' denen… İskoçyalı bir grup feminist için o.
Az önce ekose gömlekli arkadaşıma sattın.
Ekose oldular! Spaceball Bir.
Onlar ekose şekilde gidiyorlar!
Şurada, ekose gömlek giyiyor.
Tıpkı eteğimin ekose deseni gibi!