Examples of using Ekrem in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hoş geldin, Ekrem.
Al, işte, Ekrem.
Al, işte, Ekrem.
Ayşe sizden çok bahsetti Ekrem Bey.
Benim tahminim, bunu üzmüşler be Ekrem.
Vallaha orasını ben de bilmiyorum Ekrem.
Ekrem, canım benim sen ne yapıyorsun?
Sakin ol, sakin. Hey, Ekrem.
Hey, Ekrem. Sakin ol, sakin.
Ekrem Bey, bu kazı ne kadar sürer?
Evet, evet. Bir yakınını kaybetmiş Ekrem.
Ekrem abin öğretmiyor mu sana doğru düzgün çay demlemeyi?
Dedesi Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa,
Ekrem Memnun,( 16 Temmuz 1969),
Güzellikler Evi'' anlamına gelen adı da Ali Ekrem Bey tarafından bulundu.
Vallaha abi, bir daha olmaz ama Ekrem abi ne gösteriyorsa onu yapıyorum.
Bu savaş nizamının tek yetkilisi Serdar-ı Ekrem Çoban Mustafa Paşa değil mi Hünkârım?
İzmirli 32 yaşındaki girişimci Ekrem Şan için, Kaddafinin ölümü farklı zorlukları da beraberinde getiriyor.
Ali Ekrem Alican( 1916,
İlk yıllarda, Ekrem Reşid Rey
