Examples of using Engerek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bir erkek, Engerek pilotu rozetini takmadığı sürece erkek olamaz.
Ona engerek derdik, cehennem Kadar soğuktu.
Engerek gibisin, geceleri sessizce sürünüp, insanları korkutuyorsun.
Köşeli engerek birine saldırabilir.
Engerek çatalı da ne?
Kumadam, Engerek 6 konuşuyor.
Engerek'' adında da bir lunapark treni vardı değil mi?
Ve engerek gözü.
Engerek, sonun geldi.
Burası Engerek komuta, saat sekiz yönünde. -Nerede?
Kumadam, Engerek 6 konuşuyor.- Tabii ki!
Nerede? 1350, burası Engerek komuta, saat sekiz yönünde?
Engerek kadın kötü… bunu ikimiz de biliyoruz.
Engerek. Güvenlik nerede?
Engerek! Ne kadar özelsiniz, Caius Julius Caesar!
Engerek. Evet, öyle.
Kremalı engerek zehiri!
Romanın koynundaki engerek. Ben merhametim.
Çiftçi, engerek öldürmek istemediğini biliyordu.
Engerek İki-Beş konuşuyor.