Examples of using Eter in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama eter için kaldılar.
Eter olabilir.
Eter gibi.
Şanslıyım ki ağızına kadar eter dolu bir varilin yanında duruyorsun.
Eter de kalmamış.- Bilmiyorum.
Eter de bitti.- Bilmiyorum.
Eter de bitti.- Bilmiyorum.
Bu eter… Yanacağım. Git.
Bu eter… Yanacağım. Git.
Eter veya herhangi birşey kullanmadı.
Eter içinde çözülüyor, görüyor musun?
Raymondo, kalbinin uyumanı sağlayan eter kadar saf olduğunu biliyordum.
Hayvana idamdan önce yüklü miktarda eter verilmişti.
Bilirsiniz, şu Eter saçmalığı.
Elmo Vidivicin akciğerinde eter kalıntıları bulunmuş.
Soforinle, dimetil sülfoksit karıştırılırsa…-… eter olur.
Alkollerden ayrılma tepkimesiyle su çekilerek eter oluşur.
Anladın mı Frank? Eter bu!
Sonraki husus, eter.
Orada çalışmak için eter gerekli.