Examples of using Evereste in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İnsanoğlu Evereste tırmandı, okyanusun dibine indi.
O, Edmund Hillarynin Evereste tırmanmasına yardım etti. Sanmıyorum.
O, Edmund Hillarynin Evereste tırmanmasına yardım etti. Sanmıyorum.
Binlerce kişi Evereste… tırmandı.
Ama Evereste gitmek için hiç hazırlık yapmamış.
Aslında insanlar Evereste çıkarlarken rehberlik ederek para kazanıyor.
Bir gün Evereste gitmek istiyor, bir gün benimle yemek yemiyor.
Evereste geziden kurtardım.
O, Edmund Hillarynin Evereste tırmanmasına yardım etti.
Ölümcül bir dağ olan Evereste çıkacağım.
bu sanki Evereste tırmanmak gibi birşey.
Annapurnaa ilk tırmanış denemesi( Güney yüzü), Evereste dört tırmanış denemesi.
Te yük taşıyıcısı olarak Sir Eric Shiptonın Evereste düzenlediği keşif seferine katıldı.
Adını unuttum. Evereste oksijensiz çıktı.
Adını unuttum. Evereste oksijensiz çıktı.
Okyanusun dibine indi. İnsanoğlu Evereste tırmandı.
Sanmıyorum. O, Edmund Hillarynin Evereste tırmanmasına yardım etti.
Sanmıyorum. O, Edmund Hillarynin Evereste tırmanmasına yardım etti.
Bayım… şimdi daha iyi bir tuvalet yap. Binlerce kişi Evereste… tırmandı.
Sonunda bir gün, Pyarelal Evereste tırmanma şansı buldu!
